Haberler:

Yapılan bir hata yüzünden forum 3 ay öncesine gitmiştir...
https://www.lpfanturkiye.com/forum/index.php?topic=5360.0

Main Menu
Menu

Show posts

This section allows you to view all posts made by this member. Note that you can only see posts made in areas you currently have access to.

Show posts Menu

Messages - drunkard

#1
Anket / Ynt: olmazsa olmazlarınız
Mart 23, 2007, 08:11:45 PM
sigara ve içki...napiim bunlarsız olmuyo hayat geçmio sanki... ;D
#2
Yabancı Metal / Ynt: Darkthrone
Mart 23, 2007, 02:40:49 PM
artık kime niyet kime kısmet...  :D
#3
Yabancı Metal / Darkthrone
Mart 22, 2007, 07:58:35 PM
1987 yılında black metal’in adı Darkthrone olarak değişirken Sonbahar ve Kış ayları, Darkthrone mevsimleri olarak adlandırılıyordu. Fenriz (bateri, vokal), Zephyrous (gitar), Dag Nilsen (bas gitar) ve Anders Risberget (gitar) kadrosuyla kurulan grup, müziğinde Celtic Frost’tan Deep Purple’a kadar bir çok gruptan ilham alıyordu ve genel olarak thrash ağırlıklı bir müzik yapıyorlardı.

1988 sensinde grubun ilk boktan demosu yayınlanırken Anders gruptan ayrılıyordu. Nocturno Culto ile kısa bir görüşme yapıldı. Bunun üzerine bir de Darkthrone’un canlı performansını izleyen Nocturno Culto, gruba katılmaya karar verdi. Grup bütün sene boyunca provalara devam etti.

1989 yılında yeni bir demo, “Thulcandra” kaydedilirken provalar ve ufak performanslar devam ediyordu. Grup, tarzını yavaş yavaş thrash’ten death’e doğru kaydırırken, bu zaman zarfı içerisinde vokal görevini Nocturno Culto üstleniyordu. Sonbahar’da grup bir canlı performansını kaydederken bunu “Cromlech” adıyla piyasaya çıkardı. Grup, bu konser demosunu bir çok firmaya yollarken, yılbaşında Peaceville Records gruba bir anlaşma öneriyordu..

1990 sensi Darkthrone için oldukça heyecanlı başladı. Cadaver ile birkaç konsere çıkan grup, bahar mevsiminde Danimarka da bile bir konser verdi. İlk albüm “Soulside Journey” İsveç’teki Sunlight Studios’ta kaydedilirken, kayıt aşamasında Nihilist (şu anki Entombed) grubunun büyük yardımları oldu. Grup death metalden iyice sıkılmaya başlamıştı.. Grup hala death çalıyordu fakat ağırlıklı olarak black metal dinliyordu. Dag dışında tabi, Dag’ın black metale bakışı “ne kadar az o kadar iyi” şeklindeydi. Bu oldukça ilginç bir durumdu çünkü grup teknik death metal sanatını oldukça başarılı icra ediyordu fakat çaldıkları müzik onlara yanlış geliyordu. 1990 yılının sonbaharında “Goatlord” albümünün çalışmaları başladı..

1991 yılında tamamlanan Goatlord albümü prova kaydı olarak eldeydi artık. Grup kalbinin sesini dinlemeye karar verdi ve Goatlord’u kaydetmedi. Black metal tarzında birkaç şarkı yazdıktan sonra Mayıs ayında Finlandiya turuna çıktılar. Tur sonrası Dag’ı ortadan kaldırmaya karar verdiler fakat Dag “A Blaze In The Northern Sky”ın provalarında çalmayı kabul etti. Yaz aylarında kaydedilen albümle beraber grup inanılmaz şevke geldi.. 1991 çok iyi bir sene olmuştu ve grup, black metal için yanıp tutuşuyordu. Aynı senenin sonuna doğru Euronymous, Helvete’yi açtı..

1992 yılının başından beri underground piyasada oldukça yükselen grup, hiç reklam yapma ihtiyacı hissetmedi ve içip, sıçıp “Under a Funeral Moon” albümünün provalarına devam ederken albüm ancak yazın kaydedilebilecekti. Nocturno ve Zephyrous Oslo’dan uzak durmaya kararlıydı. 80’li yıllarda tüm sıra dışı metal grupları, dergiler birbirleriyle bağlıyken 92 senesi biterken grup topu topu 2 röportaj teklifi geldi ki o teklifler de yeni yeni black metal dergisi hazırlayan adamlar tarafından geliyordu..

1993 yılında Euronymous öldürülünce Helvete kapandı ve Norveç black metali kendi başına kaldı.. Yine sonbahar kışa bağlanırken dördüncü albüm “Transilvanian Hunger” kaydedildi. Count Grishnack hapse girince, onun oldukça yalnız ve üzgün olduğunu düşünen Fenriz, Varg’a giderek şarkı sözü yazıp yazamayacağını sordu.. En azından bir süre için kendisini oyalayacağına karar veren Varg teklifi kabul eder ve Varg’ın sözleri sonraki albüme damgasını vuracaktır.

1994 yılında “Panzerfaust” piyasaya çıkar.. Grubun, Peaceville ile imzaladığı 4 albümlük anlaşma “Transilvanian Hunger” albümüyle sona ermişti. Moonfog ile oldukça yakın ilişkilerde olan Fenriz, birkaç firma ile daha görüştükten sonra Moonfog’un en iyi seçim olduğuna karar verdi ve “Panzerfaust” 1994 sonunda bu firmadan piyasaya çıktı.

1995 yılında “Total Death” albümü kaydedildikten sonra Darkthrone, Black Metal camiasının gidişini izlemek üzere biraz geri çekilme kararı aldı.. Gruba göre, popülaritesi gittikçe yükselen black metal piyasasında oldukça utanç verici işler olabiliyordu..

1996 yılında Nocturno Culto, Darkthrone ile son bir performansa daha imza atmak istedi. Yılın ilk aylarını bu konserin provalarına harcayan grup 1996’nın ortalarında konseri gerçekleştirdi. Konserin ardından Nocturno Culto ayrılmaktan vazgeçerken Fenriz de iki senelik bir asit yolculuğuna çıkıyordu..

1998 yılında Nocturno birkaç şarkı yaparken Fenriz’den şarkı sözlerini yazmasını istedi.. Geçen iki sene boyunca Fenriz sadece birkaç gruba öylesine şarkı sözleri yazmıştı.. Kasım/Aralık aylarında şarkı sözleri tamamlandıktan sonra “Ravishing Grimness” hazır hale geldi. Bu sırada aynı yıl içerisinde Moonfog etiketiyle bir de Darkthrone saygı albümü piyasaya çıktı.

1999 yılına geldiğimizde ise ikili yeni şarkılar ve oldukça sağlam sözlerle çalışmalarına devam ediyordu. Bu arada Fenriz’in black metal’e bateriyi geri getirme çabası “Ravishing Grimness” albümünde görülüyordu. Neyse, Nocturno bu dönemde Darkthrone’un en deli karakteriydi. Grubun maddi işlerinden, müzikal işlerine kadar her şeyle O ilgileniyordu. Yıllardır röportaj vermeyen grup tekrar röportaj verip vermeye karar verince birden kendilerini muhabir yağmuru altında buldular.

2000 yılı boyunca röportajlar devam etti. Darkthrone için işler biraz farklı gelişiyordu artık. Nocturno Culto sene sonuna doğru yeni albüm “Plaguewielder”in şarkılarını yazarken, Fenriz de şarkı sözlerini yazıyordu..

2001 yılı ise muhteşem bir Darkthrone yılıydı. Grubun, Kerrang dergisinde 3 sayfa röportajı yayınlanmış ve gruba hafta sonu İngiltere’de çalması için 30000 dolar ödenmişti. Hatta bu arada grup, bir sado/mazo filmine soundtrack yapması için teklif aldı.. Hatta albümde Cadaver vokalisti Apollyon ve Audiopain’den Sverre de misafir olarak yer alıyordu. Röportajlar bitmek tükenmek bilmiyordu. Moonfog ile sözleşme yenileyen grup yeni albümünün hazırlıklarına başladı.

2003 yılında “Hate Them” ve 2004 yılında “Sardonic Wrath” albümlerine imza atan ikili, Moonfog ile beraberliğini sona erdirip tekrar Peaceville ile anlaşma imzalarken, yepyeni Darkthrone albümü “The Cult Is Alive” grubun hayranları ve black metal camiası tarafından merakla bekleniyor..

Ülke : Norveç
Tür : Black
Firma : Peaceville
Resmi Sitesi: http://www.darkthrone.no
Elemanlar :
Gitar/Bas Gitar/Vokal: Ted Arvid Skjellum (Nocturno Culto)
Bateri: Gylve Nagell (Fenriz)

Albümler

1991 - Soulside Journey
1992 - A Blaze In The Northern Sky
1992 - Crossing The Triangle Of Flames
1993 - Under A Funeral Moon
1994 - Transylvanian Hunger
1995 - Panzerfaust
1996 - Total Death
1997 - Goatlord
1999 - Ravishing Grimness
2000 - Preparing For War
2001 - Plaguewielder
2003 - Hate Them
2004 - Sardonic Wrath
2006 - The Cult Is Alive
2006 - Too Old, Too Cold


#4
Grup / Ynt: Lp ve Kim?
Mart 22, 2007, 07:45:03 PM
lp ve cannibal corpse... ;D
#5
Yabancı Rock / Ynt: Evanescence
Mart 20, 2007, 07:45:18 PM
walla bana deişik geldi...bence hoş...
#6
Yerli Rock / Metal / Ynt: Moribund Oblivion
Mart 20, 2007, 07:06:01 PM
Türkiyede yaygın bi müzik türü deil doru diosun ama öle bakarsan olaya herkesin sadece kenan doğulu,gülşen vb...dinlemesi lazım onada dayanabilirmisin artık bilmiorum... :)
#7
Yerli Rock / Metal / Ynt: Moribund Oblivion
Mart 19, 2007, 04:20:42 PM
bence yanılıosun raven woods,episode 13,Cenotaph , Frozen Scars bunlar güzel müzik yapıolar...özelliklede raven woods'u dinledinmi bilmiorum ama hiç hafife alınacak grup deiller...dinlemediysen kesinlikle dinlemen gerekio...eğer dinlediin halde bu yorumu yapıosan oda senin zevkin bişi diemem...
#8
Yabancı Metal / Deicide
Mart 16, 2007, 07:42:56 PM
Deicide'ın, "extreme müzikteki son otorite" Terrorizer dergisinin 1990'larin en önemli 100 albümünden biri kabul ederek onurlandırdığı çıkış albümünü yayınlamasının üzerinden 10 yılı aşkın zaman geçti. Aslında, Deicide'ın artçı şokları hardcore'un ağır taşlarından Hatebreed'den, metal'in sesi Slipknot'a ve aradaki sayısız death metal taklitçilerinde de hala hissedilebilir. Grubun lafını esirgemeyen vokalist/basçısı Glen Benton'un da söylediği gibi, Deicide sert müzikte gerçek bir referans noktası olarak kalmaya devam ediyor.

"Sıra Insineratehymn albümünü kaydetmeye geldiğinde, en başlarda yaptığımız şeye geri dönmek istedim, herşeyi olduğu gibi çiğ tutmak," diyor etkileyici frontman. "Bu nedenle albümü Morrisound Studios'un en küçük stüdyosunda yani ilk albüm kaydımızı yaptığımız yerde kaydettik. Ancak bu albümdeki asıl amaç brutallikten ve dolaysız müzikten ödün vermemekti. Tek istediğimiz bunun kulağa kötü bir garaj CD'si gibi gelmesiydi."

Benton'ın Tanrı'ya yönelik son sözlü saldırısı Insineratehymn'i tek bir dinleyiş, aslında tam da dediği şeyi başarmış olduğuna sizi ikna edecektir. Legion, Once Upon The Cross ve Serpents Of The Light gibi albümleri çıkaran yaratıcı gücün alevi Insineratehymn'de de aynı şiddetle yanmakta. Açılışı yapan ilk hücum 'Bible Basher'dan kapanışı yapan kaotik 'Refusal Of Penance'a kadar Insineratehymn, Deicide'ın vahşi güzelliğinin amansız bir gösterişi. "Bana kalırsa bu gerçekten Kahrolası sert bir albüm," diyerek Benton'ın gururla belirttiği gibi.

Eski günlerin savaşına kulak kabartsa da, Insineratehymn Tampa-Florida'dan çıkma bu topluluğun en zengin kaydı da aynı zamanda. Özellikle, yere sağlam basan 'The Gift That Keeps On Giving' ve 'Forever Hate You'da öne çıkan Steve Asheim'ın davula acımayan tavrı ve gitar alanında ikili terör kuleleri Brian ve Eric kardeşlerin birlikteliği albümün en iddiali anlarını yaratıyor. "Dostum, biz daha önce böyle şeyleri kotaramazdık" diyor Benton. "Ama biz de herkes gibiyiz, kendimize bir çeşitlilik payı bırakmayı seviyoruz ki yaptığımız şey hala bizim için bir eğlence oluyor, yayınlanacak bir çalışma olmadan önce."

Insineratehymn sözleri ile de Benton için bir sanatsal dışavurum niteliğinde. Kendine özgü Hıristiyanlık karşıtı iddiaları yine baskın çıksa da, albumun 10 şarkısında da içinde bulunduğu kişisel çıkmazlarının yansımalarını görmek mümkün. "Hepsini 3 ayda yazdım," diyor Benton. "Dışa dökülmesi gereken çok şey birikmişti. Bazı sevmediğim insanlara yönelik pek çok gönderme var. Satanic olma çabasını merkezinde bir albüm olarak yazmadım bunu, bu daha çok benimle ilgili. Sözler açısından, kendimle tamamen barışığım ve böyle olmayalı uzun zaman geçmişti gerçekten, ilk albumden bu yana. Eski benliğime geri döndüm ve bu gerçekten çok iyi bir his."

Yeniden gençleşmiş bir Benton ve onun katil müzisyenleri, yarattıkları extreme metal kargaşasını açgözlü ve yırtıcı dinleyenlerine 2000 yazında sundular. Insineratehymn'in keskin brutal tarzı ve onu izleyen dünya turnesi, Deicide'ın ölüm makinesinin durulmadığını kanıtlamakta. "Bu kadar uzun süredir varlığımızı korumamızın sebebi bizim extreme bir grup olmamız ve bunun esas olması." diye sözlerini toparlıyor Benton. "Bunca seneden sonra hala underground kalmamız güzel. Bir milyon albüm satıp satmamak hiç umrumuzda değil."

Hepsi bir yana, Deicide'ın extreme müzik tarihindeki yeri sonsuza kadar güvenle korunmakta. Gelecek albümler sadece cehennemin ateşini alevlendirecektir.

Ülke : Amerika
Tür : Death
Firma : Earache
Resmi Sitesi: www.deicide.com
Elemanlar :
Bateri : Steve AsheimBateri
Vokal/Bas Gitar : Glen Benton
Gitar : Ralph SantollaGitar
Gitar : Jack Owen

Albümler

1990 - Deicide
1992 - Legion
1993 - Amon: Feasting The Beast
1995 - Once Upon The Cross
1997 - Serpents Of The Light
1998 - When Satan Lives
2000 - Insineratehymn
2001 - In Torment In Hell
2004 - Scars Of The Crucifix
2006 - Stench of Redemption



#9
Yabancı Metal / Empyrium
Mart 09, 2007, 08:30:01 PM
İlhamını doğa sevgisi, tragedya ve düşlerden alan Empyrium grubu akustik gitarla yan flütü karanlık metal kompozisyonlarıyla harmanlayıp ilk albümlerini, "A Wintersunset" ve "Songs of Moors&Misty Fields"ı çıkardı. Amaçları daha doğal ve daha derin bir vizyon yakalamaktı. "Songs of Moors&Misty Fields" albümü ile bu amaçlarına mükemmel bir şekilde ulaştılar ve kendilerine has eşsiz bir stil buldular. Tamamıyle akustik bir enstrümantasyona geçiş onlar için radikal ama çok gerekli bir adımdı ve bu böylece yeni albümleri "Where at Night the Wood Grouse Plays" geldi. Grup üyeleri bu albüm bu tarzda olmasaydı samimi ve gerçek olduklarına inanmayacaklardı. Sonuç ise mükemmel bir erkek vokal korosuyla harmanlanan karanlık ve duygu dolu eşsiz bir sese sahip parçalardı.

"Weiland" Empyrium'un özünü simgeleyen bir albümdü. Akustik müzikleri, ilk iki albümlerindeki belirsiz atmosferi de bir bütün haline getirip belirginleştiriyordu. Çalışmanın müzikal yelpazesi ise baterinin tekrar grubun müziğine girmesi ve viyola, keman, fagoti, mellotron gibi grup için yeni olan enstrümanların gelmesi sayesinde çok genişti. Böylece Empyrium'u keşfetmek artık daha zevkli ve daha uzun olacaktı. Müziklerinde artık keşfedecek pek çok şey vardı.

Albüm kendini tamamen doğal mistisizme adıyor. Albümün üç bölümünde (Marsh-Forest-Water) Empyrium doğaya olan bakış açılarını romantik ve efsanevi bir yolla sergiliyor.

"Weiland", grubun bu proje fikrini olabilecek en iyi biçimde yerine getiren son albüm olacak. Empyrium artık bu konuda diyeceğini demiş, kendini açıklamış bulunuyor.

Ülke : Almanya
Tür : Doom
Firma : Prophecy Productions
Resmi Sitesi: http://www.empyrium.de
Elemanlar :
Vokal, Piyano : Thomas Helm
Gitar, Bas gitar, Perküsyon, Vokal :Ulf Theodor Schwadorf
Bateri : Markus Stock

Albümler

1996 - A Wintersunset
1997 - Songs of Moors & Misty Fields
1999 - Where At Night The Wood Grouse Plays
2002 - Weiland





#10
Grup / Ynt: Lp ve Kim?
Mart 08, 2007, 07:27:11 PM
lp ve raven woods  :razz:
#11
Yerli Rock / Metal / Moribund Oblivion
Mart 08, 2007, 07:20:06 PM
Moribund Oblivion 1999’da Bahadır Uludağlar tarafından kuruldu. Grup ilk dönemlerinde hareketsiz olan metal piyasasında adını duyurdu. Günümüze kadar grupta pekçok isim değişiklikleri oldu ve grup son ideal kadrosuna Gitar-vokalde Bahadır Uludağlar, 2.gitar ve geri vokalde Uğur Keçecioğlu, davulda Fatih Kanık ile ulaştı.
2002 yılında Moribund Oblivion ilk çalışması olan “Like a Falling Haze”i piyasaya çıkardı. Bu çalışma promo ep niteliğinde çıkartıldı ve sınırlı sayıda üretildi. Bu ep’de Moribund Oblivion prodüktör olarak tarzının cok uzağında, tecrübeli müzisyen Vedat Sakman ile çalıştı. Bu ep’nin amacı ilk yasal albüm “Khanjar”ın promosunu yapmaktı.
Khanjar icin 2003 yılında grup Eskişehir’li “Dj Club Records müzik şirketi” ile anlaşmaya vardı ve Khanjar 2004 yılının ocak 16’sında piyasaya çıktı. Aynı gün Moribund Oblivion ünlü Portekiz’li metal grubu “Moonspell” ile birlikte Maslak-Venue’de bir gala konseri yaptı ve 1500 kişinin katılım gösterdiği bu konserde büyük ilgi topladı.
2004 yılı içerisinde bu konserin dışında Türkiye’de bir ilke imza atan grup 5 ili kapsayan bir albüm tanıtım turnesi gerçekleştirdi. Turne İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve Bursa’yı içeriyordu. Turne bitiminde İstanbul’da Barışarock (3500 katılımcı) ve Rock the Nations festivallerinde (2500 katılımcı) yer alan grup aralık ayında İstanbul / Kazablankada Yunanistan’ın ünlü black metal grubu “Rotting Christ” ile aynı sahneyi paylaştı. Bu konserden sonra “Rock the Nations”dan gelen teklif üzerine grup menejerlik haklarını bu firmaya devretti.
“Moribund Oblivion” 1999 yılında “Unseen Despair of Secret Vishes” isimli parçasına bir klip çekti ve bu klip Türkiye’deki ilk black metal klibi oldu. Khanjar albümü için “Ruins of Kara-Shehr” isimli parçaya bir klip daha çekildi ve bu klipte TRT, Dream TV gibi kanallarda uzun süre gösterimde kaldı.
Bunların dışında Moribund Oblivion Dream TV’de katıldığı bir programda canlı bir performans sergiledi bu program Moribund Oblivion’u Türkiye’de TV’de canlı çalan ilk black metal grubu yaptı.

“Moribund Oblivion” 2005 yılı mayıs ayında daha önceden çalıştığı müzik şirketini değiştirdi ve 2. Yasal albümü “Machine Brain” için İstanbul’lu Atlantis Müzik şirketi ile anlaştı. Bu albümünde 2005 yılının Haziran ayı içerisinde çıkartılması planlanıyor. Dünyada daha çok İskandinavların tekelinde olan black metal müzigini “Turkish Black Metal” ibaresiyle ve modern sounduyla dünyaya tanıtmaya çalışıyor. Khanjar albümü ile yurtdışında da tanınan grup Kanada başta olmak üzere birçok ülkede ciddi bir hayran kitlesi oluşturdu. Bu nedenle yeni albümün Khanjar albümünde de olduğu gibi Kanada, Amerika, Japonya ve Balkanlarda satışa sunulması için çalışmalar sürüyor.

Ülke : Türkiye
Tür : Black
Firma : Atlantis Müzik
Resmi Sitesi: http://www.moribundoblivion.com
Elemanlar :
Grup & Vokal: Bahadır Uludağlar
Gitar & Geri Vokal: Uğur Keçecioğlu
Bas Gitar: Uğur Keçecioğlu, Bahadır Uludağlar
Davul: Fatih Kanık
Klavye: Uğur Keçecioğlu, Can Ağrıboz

Albümler

2003 - Khanjar
2003 - Like A Falling Haze


#12
Yabancı Metal / Ynt: WASP
Mart 08, 2007, 07:10:47 PM
Yok ben yazmadım bi siteden alıntı ama yinede saol... :razz:
#13
Yerli Rock / Metal / Ynt: Raven Woods
Mart 08, 2007, 07:07:16 PM
ankaradan böle bi grup çıkması gurur verici bence tüm ankaralılar için...
#14
Yerli Rock / Metal / Raven Woods
Mart 06, 2007, 11:07:35 PM
GRUP HAKKINDA

1996 yılında kurulan Raven Woods bir yıl içinde parçalarını bestelemeye başladı,
1999 da çıkan EP ''In Silent Agony''Doom & Black Metal olarak nitelendirilebilir.
Raven Woods aynı zamanda müziğinde geleneksel soundları başarıyla taşıyor bunun yanında karanlık bir atmosferi var.Hızlı ve Akıcı
2001 yılında, Raven Woods 4. ve 5. Uluslararası Rock Station Festivalinde yer aldı ve Rock Hard Magazine'in(Almanya) üyeleri tarafından
çok olumlu eleştiriler aldı.Bu yıl ilk Albüm piyasaya sürüldü ''And Emotions Are Spilled''albüm oldukça bu toprakların ezgilerini taşımakta
albümde Konuk olarak Büyük üstad Arkın ALLEN nam-ı değer MERCAN DEDE bulunuyor ve tarz biraz daha değişmiş görünüyor Death & Black metal olarak
adlandırılabilir fakat eskiye göre daha agressif bir yapıya sahip.Kadroda Son Değişiklik Cenotaph'dan Semih'in Davula Ve Decimation'dan Emre'nin
diğer gitara geçmesiyle oldu ve boş olan bass gitarda Arda bulunuyor.

Ayrıca Raven Woods şu an 2007 yılında çıkıcak albüm için çalışmalara başlamış bulunmakta.

Ülke : Türkiye
Tür : Black
Firma : Atlantis Müzik
Resmi Sitesi: http://www.theravenwoods.com/
Elemanlar
Vokal: Aybars ALTAY
Gitar: Cihan ENGİN
Gitar: Emre ÜREN
Bas Gitar: Arda DEDE
Bateri:Semih ÖRNEK BLASTMASTER

Albümler

2001 - In Silent Agony
2006 - ...And Emotions Are Spilled


#15
Yabancı Metal / WASP
Mart 06, 2007, 09:55:18 PM
WASP , heavy metal tarihinin gelmiş geçmiş en azgın en çıldın en melankolik grubu.Grurbu 3 dönemde incelemek gerektiğini düşünüyorum.ilk albumden THE HEADLESS CHILDREN a kadar olan zaman bölüm 1.Bir dönüm noktası olan IDOL 2. ve IDOL sonrası günümüze kadar gelen 3. bölüm.

Ve WASP dediğimiz zaman aklımıza gelen ilk kişi BLACKIE LAWLESS.Bu isme lütfen dikkat.
Yıl 1956 BLACKIE dünyaya gelmiştir, aslında dünyaya gelen normal biri değil İleride amerikan başkanını bile rahatsiz edecek işler yapacak olan sapık ,pisikopat. melankoli adamı, WASP ın lokomotifi ,beyn,i herşeyi BLACKIE dir.1956 yılında doğan Blackie daha ilk gitarını çocuk diyecek yaşta alır. ilk grubunu 16 yaşında kurar ve yerel barlarda sahne alır.ilk kayıtlarını "KILLER KANE " adı altında toplam 3 parça olarak Arthur Kane ile beraber yaptı.Daha sonra 1977 yılında Blackie ve Randy Piper "SISTER" adlı L.A lı grupla çalıştılar.
İlerliyen birkaç yılda en az kendisi kdara WASP için önemli olan Chris Holmes ile tanışacak olan Blackie 1983 yılında Iron Maiden menejeri Rod Smallwood un ilgisi çeker ve 1984 yılında Capitol Records çatısı altında ilk debut albümleri W.A.S.P piyasaya çıkar.

I Wanna Be Somebody, L.O.V.E Machine ,Sleeping İn The Fire albümün en başarılı parçalarıdır ve yıllar sonra yapacakları konser albümlerine ve best of larına bu parçaları koyacaklardır.Ve yine aynı dönemde ilk single ı olan "Animal ( Fuck Like a Beast) " ile single yağmuruna başlar Wasp.
Takip eden yılda "THE LAST COMMAND" albümü ile aynı çıkışı göstermiş ve bu albümde de Wild Child, Blind in Texas gibi 2 lokomotif parça vardır
Wild Child single ı piyasaya cıktıktan sonra Randy Piper gruptan ayrılır ve yirini tamamlamak için ritm gitara Blackie geçer ,Bass gitara KING KOBRA grubundan Johnny Rod geçer. grup tam gaz yoluna devam eder.(King Kobra çok sevdiğim bir gruptur hatta metal müziği ilk onunla tanıdım diiyebilirim tavsiye edilir WASP e benzer)1986 yılında INSIDE THE ELECTRIC CIRCUS albümü ile hiç ara vermeksizin biz gençleri zehirlemeye devam eder Wasp  I don't need no doctor albümün en gaz parçasıdır. veee 1987 işte benim albümüm ...LIVE...IN THE RAW
Albüm inanılmaz bir performansa sahiptir.şarkılar binlerce kişi eşilinde sölenir.O kadar başarılıdır ki 1997 yılında yeniden elden geçirilir dijital masteringden sonra 5 parça daha eklenip piyasaya sürülür.ikinci sürülen versiyondaki Sleeping in the fire (akustik) versiyon zamanında benim yasaklı şarkılarımdan biriydi.hala sonuna kadar dinlediğim nadırdır bu parçayı bunye kaldırmıyo sanırım 

Yıl 1989 ve Wasp in o asi çılgın kimi zaman sapık yönünü gösteren son albumu diyebileceğim THE HEADLESS CHILDREN albümü.albüm tamamen gaz ve döneme damgasını vuran bir albumdur. ve yine bu albumden sonra yaklasık 6 yıl kadar bir süre Chris Holmes gruptan ayrılır. belkide onun ayrılışından kaynaklanan sebepler yüzünden Wasp biraz daha melankolıkleşir.