Haberler:

Yapılan bir hata yüzünden forum 3 ay öncesine gitmiştir...
https://www.lpfanturkiye.com/forum/index.php?topic=5360.0

Main Menu
Menu

Show posts

This section allows you to view all posts made by this member. Note that you can only see posts made in areas you currently have access to.

Show posts Menu

Messages - Schizrophenic

#1
Konu Dışı / Ynt: Dövme,piercing,vs...
Temmuz 20, 2007, 02:29:20 PM
tattoo ve piercing bence bi alışkanlık,

şahsen bnm 3 piercingim(kaş,çene,sağ dudaq) var ve gayette mutluyum onlarla
ilk kaşımı deldirmeye gittiqimde delen herif alışkanlık olacagını bi taneyle sınırlı kalmayacagımı söylemişti ve öylede oldu ;)
#2
Yabancı Rock / Ynt: Good Charlotte
Temmuz 20, 2007, 02:24:24 PM
gereksiz :S
#3
Yabancı Rock / Ynt: HIM
Temmuz 20, 2007, 12:07:31 PM
Ville sallayın ya bu grubu

gothiqim die geziolar bunu dinleyenler :D
#4
Yabancı Metal / Ynt: Slipknot
Temmuz 20, 2007, 12:01:52 PM
slipknotçı gençlik :D

ya sevmem nu sevmem özellikle
#5
Yabancı Metal / İmmortal
Temmuz 19, 2007, 03:36:24 PM


13 yıl boyunca kuzeyin kara çalan adamlarının öncülüğünü yapmış black metalci gençliğin gönlünde taht kurmuş baba grup Immortal'in öyküsü 80 lerin sonlarında Norveç te Bergen de başlar. O dönem death metale gönül vermiş bir yiğit olan Abbath ve 2 kankası ( ki kankalarda boru deil Tyr ile Varg Vikernes!) ile Old Funeral adlı death metal grubunda takılır.
  Grup dağılınca Abbath  kendisiyle aynı kafada olan Demonaz'ı bulur. Davulda Armagedda nın (Diabolical Fullmoon Mysticism'in arka kapağındaki fotoda elinde kemik tutarken görülen parlak yüzlü arkadaş=) enteresan duruyordu Abbath ve demonaz'ın yanında) ve 2. gitar olarak Jorn Inge Tunsbergin (bu eleman kim şuanda necidir bilmem) gruba katılması ile Suffocate ve Northern Upins Death demolarını kaydederler.
  92 de Osmose Productions dan Diabolical Fullmoon Mysticism albümünü çıkarırlar. Bu albümün son parçası olan A Perfect Vision Of The Rising Northland bambaşkadır, sonlara doğru yavaşlayıp ( ki zaten çok da süratli bir parça deildir) Abbath'ın ''a wind of red i rode a wind of evil cold'' diye girdiği yerden sonrası çok gazdır.
Hemen bir yıl sonra 93 te albümde davulu kimin çaldığını hala bilemedğim Pure Holocaust albümü çıkar. Grup bu albüm ile daha süratli bir hal almıştır. Ayrıca grubun albüm kapağına resmini koyma olayı bu albümle başladı denebilir. Diabolical Fullmoon Mysticism'in kapağında da elemanlar görülür ama Immortal albüm kapağı ekolü Pure Holocaust ile başlamıştır.


1995 te grup kanımca en baba albümleri olan Battles In The North'u çıkarır. Albümde hiç boş yok. Battles In The North ,  Blasyrkh ( çok çılgın klibi vardı. Abbath bass çalarak dağdan aşağı depar atıyordu), Cursed Realms Of Winter Demons... hepsi canavar maşallah.
Ardından 1997 de grup nihayet davulcu problemini çözmüştür: insanoğlunun geriye doğru evrimi olduğunu düşündüğüm Horgh grubun yeni davulcusudur Blizzard Beasts albümünde. Albümün kaydı önceki 3 albümden daha temizdir. Sadece Mountains Of Might parçası bile bu albümü edinmek için yeterli bir sebep. Fakat bu süper albümden sonra Demonaz maalesef kas bişeyleri enfeksiyonu olur ve bir daha eline gitar alamaz. (Van Basten'in sakatlanıp futbolu bırakması gibi bir olay)
Abbath'ın 90 yılından beri kankası olan Demonaz sız ilk albümü olan At The Heart Of Winter'ı 99 da herzamanki gibi Osmose dan yayınlar. Osmose'un tarihinde en güzel sakal yaptığı albümdür bu. Peter Tägtgren tarafından yapılan pırıl pırıl kaydı, grubun en farklı (ve bence en güzel) abüm kapağı, Demonaz'ın yazdığı sözler ve Abbath'ın albümdeki gitar, bass ve klayvelerin hepsini süper çalması ile efsane bir albümdür At The Heart Of Winter.
2000 yılında Damned In Black'in çıkması ile Immortal yine eski albüm kapaklarına dönmüştür. Gruba basçı olarak şimdiki Necrophagia bassçısı Iscariah eklenmiştir. At The Heart Of Winter kadar olmasa da canavar albümdür Damned In Black. Hatta Osmose albümü ''Şimdiye kadar piyasaya sürdüğümüz en iyi albüm'' sloganı ile piyasaya sürmüştü sanırsam. Ama bu Osmose dan çıkan son İmmortal albümü olur. Grup o yıllarda 99 daki Manowar transferi ile sapıtan adeta uçanı kaçanı kadrosuna katan Nuclear Blast ile anlaşır. Bir nevi Real Madrid durumu vardı Nuclear Blast da o aralar:)
Grubun Nuclear Blast dan çıkan ilk (ama ne yazık ki kariyerinin son) albümü 2002 de Sons Of Northern Darkness adıyla çıkar. Yine bir Peter Tagtgren yapımı yine süper bir kayıt. One By One, Tyrants gibi sağlam parçalar barındıran bu albümden sonra önce  Iscariah gruptan ayrılır. Daha sonra ise 2003'ün yazında Abbath kişisel sebeplerden grubun dağıldığını açıklar.
Grup dağıldıktan sonra Abbath çok sevdiği Motorhead coverları çalacak bir projeye girdi.  Horgh Hypocrisy de kariyerine devam ediyor. Iscariah ise Amerikalı death metal grubu Necrophagia ile takılıyor.
#6
Müzik Sohbet / Haber / Ynt: En gaz parça.!
Temmuz 19, 2007, 03:26:32 PM
Behemoth_by satan
İmmortal_dammed in black
Nargaroth_I burn for you
#7
Yabancı Metal / Behemoth
Temmuz 19, 2007, 02:49:13 PM


Entropy Records adındaki küçük firma, 1993 yılında And The Forests Dream Eternally adlı EPyi yayınlarken büyük ihtimalle ileride olacaklardan habersizdi. Bugün ekstrem metal dünyasındaki herkesin tanıdığı bir isim olan Nergal'in tek başına kaydettiği bu demo, sonradan yeniden yayınlanmasına karşın çok değerli olacak ve orijinali internette uçuk rakamlardan satılacaktı.

Sventevith, 1995 yılında Pagan Recordstan yayınlandı. Toplam 7 parça içeren bu albüm, kuzeyin ekstrem metal adına en soğuk ve en sert taşları döşediği bir dönemde yayınlandı. Albümde yer alan Hidden In a Fog ve Wolves Guard My Coffin gibi parçalar da grubun o dönem yansıttığı karanlık havayı çok iyi özetlemektedir.

1996da Grom yayınlandığında Behemoth halen karanlıklardan yeryüzüne bakan ve içinden gelen hırsı, konuşabildiği en iyi dille dışarı vuran bir topluluktu. Grom'da kadroya bas gitarı üstlenmek üzere Les katılmıştı. Lesin gruba dahil olması, Behemoth için o albümle gelen tek yenilik değildi. Behemoth, onu ormanın karanlık köşelerinden soğuk dağların zirvelerine taşıyacak olan yolun önemli bir bölümünü beraber kat edeceği Solistitium Records ile de anlaşmıştı.

Pandemonic Incantations, 1998 yılının en soğuk ve en karanlık albümlerinden biri olarak literatürdeki yerini alırken, Behemoth da ismini Avrupa çapında duyurmaya başlamış, Extreme Metal dünyasında en parlak isimlerden biri olarak gösterilmeye başlanmıştı. Bu albümde bas gitara Lesin yerine Mefisto geçmiş ve üç eleman arasında harika bir müzikal uyum yakalanmıştı; önceki albümlerle bu albüm arasındaki müzikal uçurum, bu kanıya varmamızın nedenidir. Kapağıyla da göz dolduran Pandemonic Incantations, barındırdığı benzersiz atmosferle Solistitium Recordsun da gözdesi haline gelmiş ve iyi bir satış grafiği çizmiştir. Infernonun bu albümdeki yeri çok önemlidir. Gruba müzikal anlamda pek çok şey kazandıran bu adam, grubun bu albümle yaptığı sıçramada da en az Nergal kadar önemli bir role sahiptir.

Behemoth, Pandemonic Incantations ile kaosun başlangıç noktasına işaret etmiştir. Bu albüm, her ne kadar ileride olacaklar için ipuçları verdiyse de, bir sonraki adımda Behemoth ikinci bir uçurumu daha başarıyla geçmiş olacaktır. Bu uçurumu geçmek için Behemothun çok iyi bir itici gücü de vardır artık: Avantgarde Music

1999 yılında çıkardıkları albüm Avantgarde Music etiketiyle yayınlandığında, geçmişin karanlık temelleri üzerine kurulan yapının beklenenden çok daha güçlü olduğu görülmüş ve topluluk, ismini metal tarihine kalıcı olarak yazdırmıştır. Albüm, gruba, ismini geniş kitlelere duyurmasını sağlayacak bir çok konserin de yolunu açar. Açılış parçası Decade Of Therion, dönemin metal marşlarından biri olarak günümüze miras kalmıştır. Bu albümün, Behemoth fanlarının sayısını katlayarak artırdığı şüphesizdir.

Bu albümün Behemoth tarihinde önemli bir yer teşkil etmesinin nedenlerinden biri de, grubun ilk kez Pure Black Metal temellerinin yanı sıra Death Metal etkilerini de müziğine yansıtmış olmasıdır. Her ne kadar bu etki belli bir düzeyi aşmamış olsa da sonraki albümlerde gittikte artacak ve gruba muhteşem bir müzikal atmosfer kazandıracaktır. Bu albümle beraber kadroda yine değişim olmuş, basist Mefisto ayrılmış ve ikinci gitara L.Kaos adında biri geçmiştir.

Behemoth, kendisine gösterilen özeni ve yapılan yatırımı karşılıksız bırakmayarak, 2000 yılında önce Antichristian Phenomenon EPsini (bu EP, grubun kendine ait üç parçasının ve bir video klibinin yanı sıra, David Bowie, Morbid Angel, Sarcofago ve Mayhem coverlarını içermektedir), ardından da yeni albümü Thelema.i yayınladı. Günümüzde halen ekstrem müzik dinleyicilerinin dilinden düşmeyen The Act Of Rebellion adlı başyapıt, bu albümde yer almaktadır. Bu albümde Nergalin vokallerinde pozitif yönde önemli bir gelişme görülmekle beraber, kadroda da ciddi değişiklikler göze çarpmaktadır. L.Kaos ayrılmış ve ikinci gitara Havoc, bas gitara da sonradan Dies Irae ve Vaderda pena sallayacak olan Novy alınmıştır. Novy bu albümde Behemoth sounduna ciddi ölçüde etki etmiş ve grubu iki basamak daha yukarı taşımıştır. Önceki albümle kendini gösteren Death Metal etkileri, bu albümde belirginleşmiş ve grubun yeni karakteristik soundunu ortaya koymaya başlamıştır. Artık ibre Behemothu göstermektedir ve yükselişleri önlenemez durumdadır. Onlar da bu durumun üstüne giderler ve kariyerlerinin ikinci dönüm noktası olan Zos Kia Cultus Here And Beyond'u kaydederler

Albüm, ismine nazire yaparcasına grubu kült statüsüne taşır. Sert ve karanlık besteler, aykırı düzenlemeler ve harika bir prodüksiyon albümün genel hatlarını teşkil etmektedirler. Thelemadeki kadronun korunmuş olması da bu albümdeki oturaklı soundda etkili olmuştur. Zos Kia Cultus, yorumlandığı her dergiden yüksek notlar alır ve satış rakamları Behemothu Avantgarde Musicin gözbebeği haline getirir. Behemoth bu albümden önce de bir EP yayınlamıştır. Conjuration adındaki bu EPde, bir tane stüdyo kaydı, Nine Inch Nails ve Venom coverları ile bazı live kayıtlar yer almaktadır. Behemoth, Zos Kia Cultustan sonra yeni bir albüm yapmayıp dağılsaydı bile metal tarihinde silinmez bir iz bırakmış olacaktı. Ancak onlar, şu ana kadar yaptıkları en görkemli albümü, artık Death Metalin sınırlarına dayanmış olan muhteşem albüm Demigodu kaydettiler

Demigod, bir ortaçağ katedrali görkemiyle metal dünyasını sarstı. Hızın ve tekniğin sınırlarını zorlayan Behemoth, Towards To Babylon, Conquer All, Slaves Shall Serve, Demigod ve Xul gibi parçalarla biz artık Death Metal yapacağız der gibiydi. Bırakın çalmayı, dinlerken takip etmesi bile zor olan riffler ve davul partisyonları, Nergalin kıvılcım gibi vokalleriyle mükemmel bir bütünlük oluşturuyordu. Bu albümle tüm ekstrem metal piyasasının önünde eğilmesini sağlayan Behemoth, bir sonraki ile daha da tehlikeli olacağının sinyallerini de veriyordu.
#8
hiçbiri dedim

beni nergal (behemoth) sölesin abi
#9
Yabancı Metal / Ynt: Kittie
Temmuz 19, 2007, 02:18:08 PM
farkındaysan bana göre diorum kendi adıma oke.
#10
Tanışma Salonu / Ynt: Merhaba diyin :)
Temmuz 19, 2007, 02:05:50 PM
saol ya h.b
#11
Tanışma Salonu / Ynt: Merhaba diyin :)
Temmuz 19, 2007, 02:04:20 PM
herkese slm seda 18 İst.
#12
Yabancı Metal / Ynt: Mayhem
Temmuz 19, 2007, 01:54:17 PM
bnm arşivden ;)
#13
Yabancı Metal / Ynt: Cannibal Corpse
Temmuz 19, 2007, 01:50:49 PM
yaptıqları müzik yüzünden Avustralya’da yasaklandı! Yeni Zelanda’da yasaklandı! Kore’de yasaklandı! Almanya’da yasaklandı...

*tavsie edebileceim sarkıları : bloodlands_ I will kill you_split wide open_pit of zombies_eyes of the dead_roots bloody roots_gallery of suıcıde_raped by the beast_severed head stonıng_fucked with a knife_manıacal.............   
#14
Yabancı Metal / Ynt: Otep
Temmuz 19, 2007, 01:45:03 PM
brutal vokali(otep shamaya) gayet hoş arada dinlerim
#15
Yabancı Metal / Ynt: Mayhem
Temmuz 19, 2007, 01:36:23 PM


taparım