Haberler:

Yapılan bir hata yüzünden forum 3 ay öncesine gitmiştir...
https://www.lpfanturkiye.com/forum/index.php?topic=5360.0

Main Menu

takva

Başlatan makinacı, Ocak 02, 2007, 07:48:45 PM

Previous topic - Next topic

makinacı

Muharrem, 1863 Balkan savaşında İstanbul’a göçmüş Arnavut bir ailenin son ferdidir. İstanbul’un en eski semtlerinden biri olan Süleymaniye’de babasından kalma küçük ahşap evde tek başına yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Babasının arkadaşının eski handaki çuvalçı dükkanında 11 yaşından beri aynı işi yaparak 45 yaşına kadar gelmiştir. Ailesi ve mahallesinden aldığı eski İstanbul-İslam ahlakı Muharrem’i içine kapalı, ailesine bağlı, cinsel istekleri kötü bir ahlak sapması olarak görüp; onları sürekli bastırarak değişen bu dünyada başını beladan, günahtan ve kötü olan her şeyden uzak tuttuğunu sanan biri haline getirmiştir. Annesi ve babası öldükten sonra küçük olan dünyası iyice küçülmüş, nerdeyse tek başına kalmıştır. Ailesinden kalan küçük eve bile bakamamakta, onlardan kalan ve artık iyice eskimiş eşyaları bile yeniliyemediğinden onları kullanmaya devam etmektedir. İşyerinde ise hiç zeka istemeyen çalışma koşullarını 34 yıldır değişmeden ve yeni bir gelecek kaygısı olmadan sürdürebilmesini yine babasından kalan bir hatıraya devam edercesine haftada bir gittiği islami bir tarikatın öğretisinde bulunan mütavazilik, haddini bilmek ve tevekküle uymak gibi mistik öğretiyle örtmüş ve böylece mutlu olmayı başarabilmiştir. Cinsel yaşamındaki başarısızlığını ise “uçkuruna sahip olmak” olarak görmeyi tercih etmektedir. Annesine olan aşırı sevgisi, annesinin ölümüne rağmen değişmemiş, ev içi yaşamını hala annesinden gördüğü gibi sürdürmüştür. Yaşamındaki tüm sorunları nerdeyse kendisine unutturan İslam-tarikat öğretisine sımsıkı sarılmış ve bu öğretiden uzaklaşmamak adına kendi zihninde olağanüstü bir Tanrı korkusu-sevgisi oluşturmuş ve bu korku-sevginin sınırını aşmamaya özen göstermiştir.

Kendine ördüğü bu örtü, gittiği İslami tarikatın da dikkatini çekmiş, Tanrı korkusu-sevgisinden oluşan bu örtüden onlar da yararlanmak istemişlerdir. Büyük bir güven ve dünya malına özenmeme duygusuna ihtiyaç olan bir sorumluluğu yerine getirebileceği düşünülerek Muharrem’den tarikatın idari işlerinin bir bölümünü idare etmesi iştenmiştir. Bu sayede Muharrem birden dışa kapalı bir yapıya sahip olan tarikatın dışardan görünen yüzü olmuş, tarikata duyulan mistik saygının ve bunun sonuncunda doğan maddi gücün görünürdeki temsilcisi haline dönüşmütür. Artık Muharrem tarikata ait taşınmaz mülkün tamiri, bakımı, onarımı ve tabiki gelirlerini takip eden biri olarak küçük çuvalçı dükkanından, o çok kaçındığı kocaman dünyanın günlük insan ilişkilerinin içine düşmüştür. Artık hayatında yanlızca yüzyıllık ahşap mahallesi yoktur; koca İstanbul şehrinin betonlaşmış yeni yüzü ve bu betonlaşan İstanbul’un beton gibi sert fakat yine beton gibi çabuk dağılan insan ilişkileri de vardır. Artık eskisi gibi değildir Muharrem’in hayatı. O sakin ve zaten her bir sonraki gün aynı geçecek hayatı şimdi koşturmacayla ve hiç alışık olmadığı yeni sürpirizlerle doludur. Sürekli bastırmaya çalıştığı cinsel hayatı kendisine aşırı güven duyan şeyhinin evlenmesini önermesiyle tetiklenmiş, kendine söylenen herşeyi yerine getirme alışkanlığını ise artık yanında başka kişiler çalıştırıp onlara buyruk vermeye dönüştürmüştür. Bu hızlı dönüşüm, Tanrı sevgisi ve korkusu arasındaki dengeyi Muharrem’in zihninde bozmuş, Tanrı sevgisi azalıp günahlar başlayınca Tanrı korkusu Muharrem’in zihnini kemirmeye ve sonunda da yok etmeye kadar varmıştır. Aslında sorun acaba gerçekten de sevgi-korku arasındaki dengenin bozulması mıdır, yoksa...

www.takva.com.tr

-----------------------------------------------------------
bence bayık bir film...gittim uykum geldi...başı sonu bağlanamamış...
yalarım yutarım sonra s.çar başımın üstünde tutarım...

ewrimcan

fragmanlarını izledim. güzel bir yapıma benziyo. ama irtica tartışmaları yaşanırken bu filmin yapılması beni üzdü.


işine geleni basan basına basalım

makinacı

gemide filmindeki erkan can oyunculuğu bu filmde de görünüyor...erkan can piskolojik sorunları çok güzel yansıtıyor...ama başka hiç bir şey yok...bayıyo tek kelimeyle...bitsede gitsek diye izledim...

güven kıraç a ise söliceem tek şey komedi filminden şaşmasın amcam
yalarım yutarım sonra s.çar başımın üstünde tutarım...

lp167

türkiyenin oskar adayı takva olarak açıklandı.bence çok iyi bir seçim.türkiyenin acı gerçeğini gözler önüne seriyor.açıkcası bir başarı bekliyorum.

ShapeshifteR

konusu gerçekten güzel iyi bir şekilde hazırlanmış ama sonu hoşuma gitmedi.. herşeyin fazlasının zarar olduğunu anlatan 'idare eder' tarzında bir film..
Dünya üç beş bilgisizin elinde;
Onlarca her bilgi kendilerinde.
Üzülme; eşek eşeği beğenir:
Hayır var sana "kötü" demelerinde.

beanlie

bncede güzel flim izledm ama sonunda pat die hemen oldu bittiye getirp bitirmişler

lp_mike_chester

mükemmel bir film yaa  :)
ADS SINCE 1940  GELİYORUZ ! ! ! VENCEREMOS  ŞİMŞEKLER GRUBU ! ! !

ölü gelin

oscar'da türkiyeyi temsil edeckemiş sevindim
türkiyenin imajını zedeler vırt zırt ötüyo otoriteler(!)
imaj o kadar değerliyse tayyip efendi ve sıkma baş karısına bi bakın
tayyip ve cariyeleri amerakada arap şeyhleri gibi maaile gezerken imaja hiç bi şey olmuyor değil mi
önce onları görsün gözünüz eğer din devleti olarak görünmek istemiyorsak tayyibe ve ailesine dur deyin yeterince çarşaf giydik milletçe onların sayesinde


lp167

film bu acı gerçeği bütün halka gösteriyor işte.ama bizim halkımız anlamaz ki.oskar adayı filmimizi bile kaç kişi izledi kim bilir.

ShapeshifteR

acı gerçek mi saçma span konuşma allah aşkına film tamamen aşırıya kaçıp kafayı yiyen bi adamı anlatıo.
türbanı utanılası bişe gibi görenler asıl geri kalmış zihniyetlerdir. evet imaja hiçbirşey olmuyo tayyip AMERAKADA gezerken, amareka mı seni yadırgicak türbanın var die yapsaydı coktan yapardı, yeni yasa da çıkıo ama kimsenin sesi çıkmıo yurt dışından. sadece içimizdeki bazı insanları geri kalmış zihniyet olarak gören, geri kalmış zihniyetler dışında.
cumhuriyet yürüyüşlerine piknik yapma, gezme görme amaçlı gidenler dışında...
türkiye din devleti oalrak görünse ne olcak o özenilen batı ne gibi görünüo demokrasi ülkesi mi bırakın allah aşkına... herkes istediğini istediği yerde giysin.
Dünya üç beş bilgisizin elinde;
Onlarca her bilgi kendilerinde.
Üzülme; eşek eşeği beğenir:
Hayır var sana "kötü" demelerinde.

hermione

şu okuduklarıma şok oldum.bence türban utanılası bişeydir. başörtüsünden bahsetmiyorum dikkat edersen..birilerinin din sömürü die kullandığı bişeydir türban. kusura bakma herkes öyle her istediği yerde her istediğini giyemez. bu devletin yasaları var..yarın birgün bunlar üniye girdi diyelim o türbanlarıyla, sonra nolcak ben sana söyleyim mi??takanlar takmayanlara baskı yapıcak.geçen bir bakanlıkta işim vardı, susadım ama içicek bi damla su bulamadım. çünkü ordada oruç tutmayanlara saygı kalmamış. açın gözünüzü artık, ABD nin sesi çıkmıyo demişsin tabi çıkmaz adamlara çaktırmadan ülkeyi satıyo bu türbansever şahsiyetler..ABD için tüm işler tıkırında gidiyo neden bişey desinler ki..türkiye din devleti olarak gözükse ne var demişsin..şahsen ben bu aralar oruç polisi die kişilerin bulunduğu malezyayla benzer oldumuzun söylenmesinden utanıyorm.

bunları yazmanın yeri aslında burası değildi. ama arkadaşın dedikleri karşısında kendimi tutamadım kusura bakmayın..takva filmine gelince izlemedim ama umarım başarılı olur :)

ölü gelin

#11
kusura bakma ama ben geri kalmış görrüm türbanı.. bu arada olcay haklı türban farklı baş örtüsü farklı türban tamamen siyasi bir simgedir aksini boşuna idda etmeye kalkmayın)  din tehlikedir onu yansıtan herşey de...
filme gelince kafayi yiyen bir adamı anlatmıyor   
o film din kisvesi altında tarikatların dinsizliklerini ve ahlaksızlıklarını yansıtıyor gayette cesurca yapılmış bir eser


Darkshines

Quote from: ölü gelin on Eylül 26, 2007, 09:01:09 PM
  din tehlikedir onu yansıtan herşey de... 

Bu cümleyi gördüğümüz mana da kullanmadığını biliyorum. umuyorum. kelimeleri seçerek cümle yazın ki benim gibi alakasız adamlar bu konulara karışmasın. çok hassas konu çünkü ipin 2 ucu da uzar gider böyle muhabbetlere girmeyin girmeyin derken sadece bir rica nasılsa düşüncenizi söyleyince karşıdaki birden benimsemiyo aynı fikri..
Filme gelince vcdsini gördüm param yok diye almadım fazla da üstelemedim. ama oscar aday adayı olduğunu duyunca herhalde bi iyi yönü vardır elimde 10 lira olduğunda vcdsine basıcam artık.

Littleches

Quote from: Darkshines on Eylül 26, 2007, 10:33:59 PM
Quote from: ölü gelin on Eylül 26, 2007, 09:01:09 PM
  din tehlikedir onu yansıtan herşey de... 

Bu cümleyi gördüğümüz mana da kullanmadığını biliyorum. umuyorum. kelimeleri seçerek cümle yazın ki benim gibi alakasız adamlar bu konulara karışmasın. çok hassas konu çünkü ipin 2 ucu da uzar gider böyle muhabbetlere girmeyin girmeyin derken sadece bir rica nasılsa düşüncenizi söyleyince karşıdaki birden benimsemiyo aynı fikri..
Filme gelince vcdsini gördüm param yok diye almadım fazla da üstelemedim. ama oscar aday adayı olduğunu duyunca herhalde bi iyi yönü vardır elimde 10 lira olduğunda vcdsine basıcam artık.

Alma ben sana DVDsini verim. Ama öyle oscarlık bir yanı yok.
Hiç bilmediğim bir yerde bildiklerim ile birlikteyim.

lp167

çarpışmanın neresi oskarlıktı.