Haberler:

Yapılan bir hata yüzünden forum 3 ay öncesine gitmiştir...
https://www.lpfanturkiye.com/forum/index.php?topic=5360.0

Main Menu

Blaze Bayley

Başlatan Mike989, Temmuz 23, 2007, 05:30:44 PM

Previous topic - Next topic

Mike989



Blaze Bayley Biyografi
Heavy Metal dünyasının en büyük grubu Iron Maiden'ın 5 yıl boyunca vokalistliğini üstlenen Blaze Bayley, bu dünyanın aynı zamanda en çok tartışılan isimlerinden biri. Onun için hem şanslı, hem şanssız bir insan diyebiliriz. Şanslı, çünkü her metal vokalistinin hayal ettiği Iron Maiden mikrofonunu tuttu, o pozisyonda binlerce kişinin önünde konserler verdi ve iki albüm kaydetti. Şanssız, çünkü ondan önce Iron Maiden'da eşi olmayan bir vokalist vardı; Bruce Dickinson. Blaze, Iron Maiden'a adım atar atmaz tartışmalar başlamıştı, Blaze'li yıllarda o ne yaparsa yapsın tartışmalar durmadı. Iron Maiden diskografisinin en değişik, en kişilikli ve en progresif albümü olan "X-Factor" onunla kaydedildi, gruba yeni girdiği halde birçok şarkıda beste ve güfte görevlerinde bulundu. Tartışmalı albüm "Virtual 11"da ise albümü kurtaran şarkıların altında hep onun imzası vardı ama insanlar Blaze'i tartışmaktan büyük keyif alıyorlardı. Maiden'ın düşüşü ona bağlandı, Bruce Dickinson da gruba dönmeye karar verince Blaze ile Maiden'ın yolları ayrıldı. Ama sanırım Bruce geri gelmeseydi, Steve Harris'in Blaze'den vazgeçmesi kolay olmazdı.
Maiden'dan sonra herkes, Blaze'in eski grubu Wolfsbane'i toplayacağını ve kaldığı yerden devam edeceğini konuşuyordu. Fakat Blaze geri adım atmayı sevmeyen bir müzisyen, Wolfsbane gibi bir markaya sahipken, zamanında Rick Rubin'le çalışan ve Amerika'ya ihraç edilen bir grubu hazırda varken, ona geri dönmemeyi seçti, kendine yepyeni bir grup kurdu. Üstelik bu grubu tamamen tanınmayan müzisyenlerden kurdu Blaze. Amatör bir müzisyen gibi internet sitesine ilan verdi ve yüzlerce demo arasından 4 kişi seçti. Aslında dört tane ünlü müzisyen bulabilir, sonra cd'in üzerine "X from Bilmemne, Y from Bilmemşu and Blaze from Iron Maidennn!!!" yazabilir, yaptığı müzik ne olursa olsun "başarı"yı garantiye alabilirdi. O böyle yapmadı, yıllarca Iron Maiden mikrofonunu tutan birinin yapması gerekeni yaptı ve Blaze'i kurdu.

Blaze'in ilk albümü "Silicon Messiah" hemen hemen Iron Maiden'ın 'Brave New World'üyle aynı anda çıktı. Öyle görünüyordu ki, Blaze ticaretten anlamıyordu! Ama müzikten anladığı kesindi. 'Silicon Messiah' tüm eleştirmenlerden artı puan aldı. 'Silicon Messiah', Blaze'in Iron Maiden-vari bir müzik yerine Metallica-Fear Factory-Judas Priest kombinasyonunda kendine özgü bir müzik yapmayı tercih ettiğini gösteriyordu. Kanımca son yıllarda çıkan en iyi metal albümlerinden biri olan 'Silicon Messiah' hakkındaki ortak görüş Virtual 11'dan daha iyi olduğu yönündeydi. Blaze Bayley birkaç röportajında belirttiği gibi Virtual 11'da çok kısıtlı bir süre zarfında vokal kayıtlarını tamamlamıştı, bu da o albümdeki zayıf vokallerinin en önemli sebeplerinden biriydi. Maiden tarihinin en aceleye gelen albümü olan Virtual 11'ın aranjman özürlülüğü ve prodüksiyon fakirliği 'Silicon Messiah' ile yeniden gündeme geldi çünkü o albümün başarısızlığından sorumlu tutulan Blaze tek başına daha iyi bir albümle çıkagelmişti.

Blaze röportajlarında bu konuyu Maiden'a olan saygısından dolayı pek gündeme getirmedi. Ama içten içe bir intikam almıştı, hem de Iron Maiden gibi çok büyük bir gruptan almıştı bu intikamı. Ama Blaze'in macerası henüz yeni başlıyordu, kendini ispatlamıştı, artık daha kaygısız bir şekilde yürüyebilirdi. 2002'de Tenth Dimension isimli albümü çıktı. Bu albüm bana kalırsa ilk albüm kadar dikkat çekici değildi ama eleştirmenler bu albümü daha çok beğendi, metal dergileri neredeyse tam puanla ödüllendirdi Blaze'in ikinci albümünü. Blaze, aslında bu albümle beraber heavy metal'le bilimkurguyu bir araya getiriyordu. Maiden'la yaptığı 'When Two Worlds Collide'dan itibaren astronomiye eğilen Blaze bu tutkusunu Blaze'in ayrılmaz bir parçası haline getirmişti. Şarkılarını bir bilimkurgu filmi gibi kurguluyor, bunu yaparken de "space metal" türünün zamanında yaptığı gibi yapaylıktan uzak durmayı başarıyordu. Efektler, bilgisayar sesleri, prodüksiyon numaraları... hepsi dozundaydı. Tüm bu sound'a Blaze'in duyar duymaz ayrımsadığınız o garip vokali eklenince ortaya daha önce yapılmamış farklı bir Heavy Metal tınısı ortaya çıkıyordu. Blaze Bayley, yeni macerasında sadece ayakta durmaya çalışan "eski efsane"yi değil, yeni bir şeyler yaratmaya çalışan tutkulu bir sanatçıyı oynadı. Bu rolün altından da geldi! Ama malesef Tenth Dimension, Silicon Messiah'ın yarattığı müthiş yankıyı destekleyememişti.
Blaze Bayley, üstüste gelen başarısızlıklardan dolayı alkol komasına girdi ve tedavi oldu. Şüphesizki onu hayata bağlıyan tek şey müzikti. Blaze artık duraklamadan yükselmeye geçmek istiyordu. Bunun için ilk adımı daha önceden çalıştığı müzik firmasını değiştirerek yaptı. İkinci adımı ise bomba gibi gelecekti. 2004 yılına damgasını vuracak olan devrim niteliğinde bir albüm çıkaracaktı.

Ve nihayet 2004'te Blood & Belief albümü çıktı. Bu albümle beraber Blaze'in fanlarının sayısı bir hayli arttı. Blaze'i sevmeyen Maiden'cılar bir anda hemen Blaze'ci oldular. Gerçekten de albüm devrim niteliğindeydi. Diğer albümlere göre daha sert bir soundu vardı albümün. Blaze Bayley, albümdeki şarkıları kendi hayatında yaşadıklarına, hayata yeniden bağlanışına paralel olarak yazmıştı adeta. Çünki albümdeki şarkılar genelde "Hayat, ölüm, yaşam, pişmanlık" gibi temalar üzerineydi. Kısacası Blaze, bu albümle adeta hayata dönmüştü. Bu albümle beraber en kapsamlı albüm turnesini yapan Blaze, 2004'ün Temmuz'unda Türkiye'ye ikinci kez geldi. Rock The Nations II adlı festivalde üst gruplar arasında yer alıyordu. Festivalde en çok dikkat çeken şey Blaze ile Paul Dianno'nun düeti oldu. İki eski Iron Maiden vokalisti ilk defa birarada düet yapıyordu. Yapılan bu düet, bütün Metal müzik camiasınca konuşuldu. Ve grup ta alkışlar içinde festivali bitirdi.
2004'te Türkiye'de yapılan en kapsamlı festvale katılan BLAZE, 2005'te de oldukça kapsamlı bir festival için üst grup olarak çalmaya hazırlanıyordu. 17 Aralık'ta Amerika'da yapılan "BIG BASH" adlı festivalde grup adeta estirdi. 100.000'e yakın bir kalabalığa sahip olan festivalde grup yine dikkatleri üstüne çekti. Hayranların en çok etkilendiği olay ise Blaze'in konserde Iron Maiden'dan Look for the Truth'u söylemiş olmasıydı...